Türkçü Dergi, Dergimiz Fikrimizdir!
 
KARA YANVAR- OĞUZHAN BAY Tarih: 19-01-2013
KARA YANVAR

16 Ocak ve 20 Ocak Türk tarihinde Ocak ayının Kara Yanvar adını almasına yol açtı. Önce Türkmenler sonra Azerbaycan Türkleri maruz kaldıkları katliamlarla bu ayın karanlığına uğradılar.

Azerbaycan Türkleri için bu karanlık, bu “Kara Yanvar”; sabah öncesi en karanlık noktaydı. İki yüzyılı aşkın beyaz, kızıl Moskof mezaliminin sonuna gelirken verilen bir mücadelenin en can siperhane, ki bu can siperlik mecazi değil gerçek anlamdadır, örneğidir. Kızıl tanklar önüne ne bir silah ne bir taş yalınsak sadece milli bir bağımsızlık ruhuyla atılan Azerbaycan Türkleri tank paletleri altında ezilirken, bu zalimin son mezalimiydi.

Bu olayların gelişmesini incelersek tarihini seyrini çizmek durumunda kalırız. Azerbaycan Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti, Gorbaçov döneminde uygulanan Glasnost ve Perestroyka politikalarıyla daha merkezden bağımsız hareket ediyordu. Bununla beraber Azerbaycan’da yüzyılların getirdiği bağımsızlık aşkı sesini bir nebze daha rahat çıkartabilecek bir zemin yakalıyordu. 1970lerde üniversite hocalığı yapan Ebülfez Aliyev adındaki bir akademisyen etrafında bulunan ve onun yetiştirdiği milliyetçi bir kadro bu dönemde aktif bir rol oynamıştır. “YURT” öğrenci birliğini bu kadro kurmuştur. Bu daha sonra bir cephenin kemik kadrosunu oluşturmuştur. Bu dönemde Sovyet İmperatorluğunun her tarafında oluşan Halk Haraketleri, Azerbaycan’da “Azebaycan Halk Cephesi” adıyla oluşmuştur.

16 Temmuz 1989 tarihinde kurulan hareket aksiyoner bir tavır sergileme cüretini gösterebilmiştir. İçinde bulunduğu tarihlerde Ermeni saldırıları başlamıştı. Buna karşı Komünist diktatörlüğün tarihinde görülmemiş bir eleştirel yahut protest bir ruh ile on yedi gün süren eylemler düzenlemişlerdir. Giderek yükselen bir çizgide hareket eden cephe merkezin dikkatini bu süreçte üzerine çekmiştir.

5-10 Ocak tarihlerinde Ayaz Muttalibov’un Türkiye’ye Azebaycan SSC’nin Başbakanı ünvanıyla gitmesi merkezdeki bazı şoven Sovyet bürokratların ciddi homurdanmalarına yol açmıştır. Ayrıca Muttalibov’un imzaladığı anlaşmalar ve AHC hakkındaki olumlu sözleri, merkezdeki homurdanmaları ayyuka çıkardı.

Bu açıklık politikaları müdahil olmak isteyen Sovyet şovenistleri bir müdahele için bahane arama yoluna girdiler. Bir kriz yaratarak bir müdahalenin önünü açmak sonucuna vardılar. Bu kriz de Karabağ ve dolayısıyla Ermeni sorunuydu.

1988’in son ayında 4 Aralık günü Karabağ’da ve Ermenistan’da yaşayan Azerbaycan Türklerine karşı yapılan katliamlar sonucu 220.000 Azerbaycan Türk’ü Ermenistan’dan sürüldü. Bunun sonucunda Azerbaycan Türkleri Karabağ’da kontrolü ele alma girişiminde bulundular. Ancak Sovyetler buna izin vermedi. Kızıl Ordu 40.000 kişilik kuvvetle Karabağı özerk bir statüye taşıyan sevkiyatı gerçekleştirdi. 25 Kasım 1989’da Bakü’de 200.000 kişilik eylem Azerbaycan Halk Cephesi tarafından düzenlendi. Eremnistan ise görülmemiş bir cüretle daha komünist dönemdeyken Sovyet Meclisinde Karabağı Ermenistan’a katma kararı verdi. 

Ermenistan’ın bu şovenist uygulamalarına rağmen merkezdeki anti-Türk hava suçu Azerbaycan Halk Cephesine atıyordu. Bunun üstüne Bakü’de yapılan eylemlerden ürkerek bu eylemleri Bakü’de yaşayan Ermenilere karşı yıldırma politikası olarak addettiler. Dedikodular Bakü’de AHC’nin Ermeni avına çıktığına kadar vardı. Bunun üzerine Kızıl Ordu 19 Ocak 19990’da Bakü’ye giriyordu. 

Bunun üzerine Türkiye’de herkes ayağa kalktı. Gazetelerin baş sayfaları Bakü’de yapılan katliamları göz önüne sürüyordu.

İşgalin ikinci gününde ise daha sonra Azatlık meydanında olan dramatik sahne oluşacaktı. 19 Ocak’ta olağanüstü hal ilan edilmişti ancak bunun uygulanması 20 Ocak’ı 21’e bağlayan saat 00:00’da olacaktı. Bunun aksine 20 Ocak’ta Bakü’ye giren Rus tankları büyük bir katliama yol açmıştır. Olaylar sonucunda 133 kişi öldü, 611 kişi yaralandı, 841 kişi gözaltına alındı ve 5 kişi kayboldu. 

Bu da Sovyet açıklık politikasının iki yüzlülüğünü ortaya koymuştur. Baltık ülkelerindeki hareketleri güler yüzlülükle karşılayan merkez, Azerbaycan’daki harekete katliamla karşılık vermiştir. Bunun iki-üç nedeni vardır. Birincisi Azerbaycanlıların Türk olması, ikincisi Bakü’nün önemli petrol ve strateji noktası olması ve üçüncüsü yapacakları müdahale Ermenileri koruma bahanesi içereceği için “özgür dünyanın” tepkisini almama rahatlığını barındıracağı içindir.

Tüm bu katliamlar Azerbaycan Türklerinin bağımsızlık ateşini değil söndürmek daha da arttırmış, Azerbaycan hak ettiği bağımsızlığı diğer Slavyan ülkelerin aksine kanıyla mücadelesiyle almıştır.

Kara Yanvar’ın şehitlerine ve tüm bağımsızlık mücahiti Türk yiğitlerine başımızı saygıyla eğiyoruz. Yaşayan ve göçen ruhlarına Tanrı'dan rahmet diliyoruz.

TANRI TÜRK’Ü KORUSUN!
 
 
Oğuzhan Bay
 
 
E-posta : iletisim@turkcudergi.com
Facebook : www.facebook.com/Turkcudergi
Twitter : twitter.com/TurkcuDergi
İletişim : Tahılpazarı Mah. İsmetpaşa Cad. 2.Kantarcılar İşhanı No:52 D.26 Muratpaşa / Antalya
Türkçü dergi e-posta ağına kayıt olun !