Türkçü Dergi, Dergimiz Fikrimizdir!
 
KARA, KANLI YANVAR- HABİBE DENİZ Tarih: 20-01-2013
Türk nerede başka bir bayrak boyunduruğu altında kalmışsa orada zulüm eksik olmamıştır. Geçmişle hesaplaşmak mı gelecek endişesi midir bilinmez acun kurulalı beri Türk korkusu, Türklerin bir araya gelme endişesi dış mihrakın kâbusu olmuştur.
Sovyetler de Türk'ün birlik kurma korkusuyla onlara yıllarca uyguladığı mezalim kültürel bölücülükle de devam etmiştir. Alfabelerinden, milli kıyafet ve folklora kadar birçok alanda onların farklı olduğunu empoze etmeye çalışmıştır.
Ermeniler'e Karabağ'ı vererek oluşturduğu ihtilaf zamanla birçok masum kardeşimizin ölmesine ve bir kısmının da mülteci kamplarına sığınmasına yol açmıştır.1988-1994 arasında olan Karabağ Savaşı'nda Sovyetlerin dağılmasından sonra da katliamlar tüm vahşetiyle süregelmiştir
Kugark'taki katliamla 1988'de yakılan ve vurulan kardeşlerimizden sonra Ermeniler kan dökmekten geri durmamış ve tarihe Kanlı Yanvar olarak geçen belki de Sovyetler'in çöküşünü hızlandıran olaylar dizisi gerçekleşmiştir.
Gözleri Birinci Dünya Savaşı'ndan itibaren toprağa doymayan Ermeniler hızla artan toprak talepleriyle ve kovdukları Azeri kardeşlerimizle de tepki çekmişlerdir."Ermeniler Dışarı" sloganlarıyla kendi topraklarına dönen Ermeniler'i sözde korumak iddiasıyla Sovyet ordusu Bakü'ye girince o isyan da kanla sonlanmıştır.
Dışarıya verdikleri mesaj her ne kadar isyanları bastırmak da olsa esas hedef artan milliyetçiliğe son vermek, kendi hüviyetlerine kavuşmak isteyen insanların önünü kesmekti. Bu sayede bağımsızlık talebinde bulunacak tüm Sovyetler çatısı altındaki cumhuriyetlere gözdağı verilecekti.
Bastırma operasyonu adı altında tüm kinlerini kusuyor, hunharca insanlar öldürülüyordu. Ermeniler'i korumak onların göreviyken kendi ideolojileriyle baştan beri çelişmeleri doruk noktasına ulaşmıştı.
Kanlı Yanvar Katliamından sonra Sovyetler yıllardır akıttıkları kanın vebalini ödemeye başladı, milliyetçiliğe karşı yaptıkları katliamlar geri tepecek ve çöküşe giden yolu açacaktı artık. Azerbaycan’daki Türk kardeşlerimiz Sovyet zulmüne karşı başkaldırarak topluca reddetti devleti.
Milliyetçilik sonunda sosyalizme galip gelse bile ölenlerin hesabı sorulamamış, herkes görmüş, herkes susmuştur. Sadece Kanlı Yanvar için değil onun ardı sıra da gelecek onca olay karşısında da şeytan diller susacaktı.
20 Ocak, Kara Ocak, günüyle hatırlamamız gereken sadece Ermeni ve Rus'un kahpeliği değil aynı zamanda kendi öz vatanımızın bile gerekli şekilde bu mezalimi durdurmaya çalışmamasıydı. Ölenlerin hesabını bir kez bile olsun sormak için çaba sarf etmeyişiydi. Dünya'nın neresinde bir Türk'ün dahi kılına zarar gelse onu koruma sözleri veren ama yüzlerce insan katledildiğinde ses çıkaramayanların var olduğu düzen ile Türk'ün gücü nasıl ortaya çıkar?
Ermeniler'in yıllardır ülkemiz üzerindeki asılsız soykırım iddiaları bile dünya çapında ses getirirken çok uzaklara gitmeden yakın tarihimizin yüz kızartıcı olayı olan Azerbaycanlı Türk kardeşlerimize yapılan soykırım için neden sessiz kalınıyor? Yüreğimizin şahdamarında akan kanların hesabını başımızdakilerden hangi yiğit soracak?

Habibe Deniz
 
E-posta : iletisim@turkcudergi.com
Facebook : www.facebook.com/Turkcudergi
Twitter : twitter.com/TurkcuDergi
İletişim : Tahılpazarı Mah. İsmetpaşa Cad. 2.Kantarcılar İşhanı No:52 D.26 Muratpaşa / Antalya
Türkçü dergi e-posta ağına kayıt olun !