Türkçü Dergi, Dergimiz Fikrimizdir!
 
SİNOP'A SEVİNME, İRADESİZLİĞİNE ÜZÜL!- KURTKAYAOĞLU KÜRŞAD Tarih: 20-02-2013
SİNOP’A SEVİNME, İRADESİZLİĞİNE ÜZÜL!
 
            18-19 Şubat 2013 tarihlerinde Kürtçülerin Karadeniz bölgemizin Sinop ve Samsun illerinde yaptığı provokasyonlar Türk milletinin sert tepkisiyle sonuçlanmış, bölücü Kürtçüler umduklarını bulamadan, boynu bükük bir vaziyette Karadeniz’den ayrılıp Ankara’nın yolunu tutmuştur.

            Kürtçülerin psikolojik harp taktiğini iyi bir şekilde kullanıp sürekli, tutanamayacaklarını bildikleri Karadeniz’de faaliyet göstermeye çalışmaları ilk defa rastlanan bir şey değildir. Kürtçüler, Karadeniz’deki her densizliklerinde Türk milletinin milliyetçi tavır duvarına toslamıştır.

            Sinop ve Samsun olaylarından sonra milliyetçi-Türkçü kesimde bir zafer kazanılmış havası hakimdir. Sinop ve Samsun olaylarının milli bir uyanışın ilk kıvılcımları olduğu üzerine parlak laflar söylenmekte ve yazılar düzülmektedir. Halbuki bu yanılgıya Türk milliyetçileri ilk defa düşmüyor.

            Son 5-6 yılımızı bir hatırlayalım. Bizi umutlandıran, “işte uyanış kıvılcımı” dediğimiz ne kadar çok olay oldu. Bugün Sinop, Samsunsa dün İnegöl, Dörtyol, Ayvalık ve İzmir’di. Fakat bırakın bu olayların uyanış kıvılcımı olmasını kendileri bile birkaç hafta içinde unutuldu. Olayların içinde olanlar dahi birkaç hafta sonra kürt terörüne karşı duyarsız hallerine geri döndü.

            Burada gereğini yapan milletimize bu hareketlerin sürekliliğini sağlamadığı için kızmak yerine kendimizin, yani Türk milliyetçilerinin bir eleştirisini yapmalıyız. Türk halkının, Kürtçü provokasyonlara karşı milli bir refleksle hareket ettiği ve Kürtçü hareketleri böyle olaylarda püskürttüğü bir gerçektir. Ancak olayın düğümlendiği yer tam da “milli refleks”tedir.

            Türkiye, Kürtçü terörün artışına ve güçlenmesine karşı Türk milliyetçiliğinin sürekli gerilediği bir dönemi yaşıyor. Bu gerileme potansiyel veya kitle açısından bir gerileme değildir. Burada örgütlülük açısından bir gerileme vardır. Türk milliyetçilerinin, Kürtçü teröre karşı Türk milletiyle beraber olacak, ona düşünsel ve eylemsel öncülük edecek bir kadrosu maalesef ki mevcut değil. Ulusalcı ve ülkücü görüşün milliyetçilik adına her zaman geri adım attığı ve kürt meselesinde cesur davranamadığı bir çağda Türk milletiyle bütünleşme görevi Türkçü düşünceye düşüyor.

            Türkçülerin fikir ve eylem öncülerinden saydığı Başbuğ Atatürk’ten örnek vererek çözümü gösterelim. Atatürk, Kurtuluş Savaşı taktiğini uygularken “milli refleks”ten yararlanmasını bilmiştir. Bu milli refleks, yurdun işgaline karşı ilk başta oluşan düzensiz yerel direniş hareketleriydi. Bunlara Kuvva-ı Milliye deniyordu. Atatürk, “Kuvva-ı Milliye”ye değer vermekle beraber, Kuvva-ı Milliye ile zafer kazanılamayacağını biliyordu. Çünkü Atatürk, ilk başta Kuvva-ı Milliye’nin milli bir refleks olduğunu biliyordu. Halbuki Atatürk, milletin kurtuluşunu milli iradede görüyor onu da yayınladığı Amasya Genelgesi’nde şöyle dile getiriyordu: “Milletin istiklalini yine milletin azim ve kararı kurtaracaktır.”

İşte bugünkü eksikliğimiz, milli reflekslerimizi örgütleyerek milli iradeyi sağlayamamaktır.  Milli iradeye sağlayabilmek için yapmamız gereken örgütlü bir mücadeledir. Örgütlü mücadele, salt ortak his ve heyecanlar üzerine değil bunların yanında temelleri sağlam olan bir ideoloji programıyla yapılabilir. Türkçü Dergi bu ihtiyacı yerine getirmek için ortaya çıkmıştır. Milli iradeyi sağlayabilmek için örgütlü mücadelemize, Birleşik Türkçü Cephe saflarına katılmayı öneriyoruz.
 
E-posta : iletisim@turkcudergi.com
Facebook : www.facebook.com/Turkcudergi
Twitter : twitter.com/TurkcuDergi
İletişim : Tahılpazarı Mah. İsmetpaşa Cad. 2.Kantarcılar İşhanı No:52 D.26 Muratpaşa / Antalya
Türkçü dergi e-posta ağına kayıt olun !