Türkçü Dergi, Dergimiz Fikrimizdir!
 
GÖKBİLGE ATSIZ
     Hüseyin Nihal Atsız, yetmiş yıllık ömrünün neredeyse tamamını Türkçülük davasına adamıştır. Onun çocukluğunu tam olarak bilmesek bile gençliğinin ilk yıllarından başlayarak bin bir fedakarlıkla çıkardığı Türkçü dergiler ve bizzat içinde yer aldığı ve çoğu zamanda önderlik ettiği Türkçü eylemleriyle kendisini Türkçülüğe harcadığını biliyoruz.

     Bunun yanında çocukluğunda dahi İstanbul’daki okulunda Türk devletine ihanet eden Rum ve diğer azınlıkların çocuklarıyla, babasının görevi üzerine gittikleri Süveyş’te de İtalyan çocuklarıyla kavga etmesi ondaki milliyetçilik ateşinin çocukluğundan itibaren yandığını gösterir. Yetmiş yaşında Türkiye’nin ve Türklüğün durumu üzerine yazdığı yazılardan dolayı hainler tarafından dava edilmiş ve yine de bildiğini söylemek cesaretinden dolayı o yaşında Türklük için hapse girmiştir. Diyebiliriz ki Atsız’ın çocukluğundan itibaren içinde yanmaya başlayan Türklük ateşi ömrünün sonuna kadar sönmemiştir ve yine diyebiliriz ki o ateş ondan bize miras kalmıştır. Bu ateşi söndürmeyip daha da alevlendirmek de bütün Türkçülerin görevidir.

     Atsız bir dava adamıdır. Birçok eylemde bulunmuştur. Türkçülere önderlik etmiştir. Doğru bildiği yolda tek başına da olsa, bin bir türlü engele de uğrasa, yılmadan yürümeyi bilmiştir.

     Atsız bir ülkü adamıdır. Türkçülüğü kitlelere anlatmış, yazdığı makalelerle bütün Türkçülere yol göstermiştir. Atsız’ın işaret ettiği yolda yürümeyenlerin hali ise ortadadır.

     Atsız, ruhu başka, bedeni başka olanlardan değildir. O kişinin tüm benliğiyle, bütün olarak Türk olmasına önem vermiştir. Kendisi de tam bir Türk olarak yaşamıştır.

     Atsız bir kuramcıdır. Türkçülük ülküsünü sistemleştirmiş ve ona son şeklini vermiştir. Bize bıraktığı en önemli ve yüceltilmesi gereken emanet de bu Türkçülük ülküsüdür.

     Atsız bir yazardır. Birbirinden harika romanlar yazmıştır. Bu romanlarında dahi insanlarda Türklük bilincini yayacak ve geçmişin Türk kahramanlığını diriltecek bir üslup kullanmıştır.

     Şiirleri ise romanları ve öyküleri gibi muhteşem bir edebiyat ürünüdür. Şiirlerindeki ruhun inceliği ve sanatkarlığı günümüzde yüceltilen bir çok şair bozuntusundan çok daha iyidir.

     Atsız aynı zamanda bütün bir Türk edebiyatının bir numaralı yazarıdır.

     Atsız aynı zamanda bir baba ve eştir. Türk töresinde bir baba ve eş nasıl olmalıysa onun babalığı ve eşliği de öyle olmuştur. Fakat o sadece iki çocuğuna babalık etmeyi değil aynı zamanda bütün Türkçü gençlere babalık etmeyi seçmiştir.

     Atsız ülküsü için özel hayatından da vazgeçmiştir. Bu sayede Türkçülük ailesinde en saygın bir yere ulaşmıştır.

     O bütün Türkçülerin “Gökbilge Atsız” ı olmuştur. Onun işaret ettiği meseleler bugün dahi aynı şekilde durmakta ve yıllar öncesinden uyardığı konular tek tek gerçekleşmektedir. Bu onun bilgeliğinin bir kanıtıdır. Atsız sadece günün ve geleceğin sorunlarını tespit etmekle kalmamış aynı zamanda onlara çözümler de getirmiştir. Bu çözümler ise hiç kuşkusuz, Türkçü bir anlayışla uygulanabilir. Görüyoruz ki bugün başımıza gelen birçok felaket bu ülkede Türkçülüğün uygulanamamasındandır.

     Atsız aynı zamanda bir eylem adamıdır. Ünlü 3 Mayıs olaylarının önderi olmuştur. Onun Başbakanı uyarmak için yazdığı mektupları da bunun bir örneğidir. Türkçülük için tabutluklarda çürümeyi göze alması da fedakarlığının ve yılmaz kahraman karakterinin bir kanıtıdır.

     Atsız bunlarla da yetinmemiş, Türkçülüğün sağlam ve etkili bir şekilde örgütlenmesi için Türkçüler Derneği’ni kurmuştur. Bu dernek birçok Türkçü faaliyette bulunduktan sonra bazı sebeplerden dolayı kapatılmıştır. Fakat Atsız ve arkadaşlarının mücadeleleri gerçek hayatta bire bir olarak ve aynı zamanda Türkçü dergilerde, farklı milliyetçi kuruluşlarda da devam etmiştir.

     Atsız Ata yaşasaydı mutlaka disiplinli ve sağlam örgütlenmiş bir Türkçü oluşumun olmasını ister, belki de bizzat buna önderlik ederdi.

     Ülkemizin şu durumunu görüyorsa mutlaka Türkçü bir örgütlenmenin halka ulaşmasını ve siyasi iktidarı kişilerin kalbindeki Türk ülküsünün heyecanıyla yönetecek bir Türkçü yönetimin gelmesini bekliyordur.

     Çakallar her tarafta. Subaşlarını onlar ele geçirmiş. Stratejik olan hangi maddi konum varsa oradalar. Türkçülerin ise konumlanacak bir yerleri bile yok görünüyor. Halbuki Türk milletinin yüreğinde, Türkçüler için bir “Ergenekon” gizlidir. Türkçüler milletinin yüreğinde barınacak, oradan güç alacak ve zamanı gelince de Türkçü bir devrimle ülkesini ve devletini yüceltecektir. Dünyaya Türk’ün yüceliğini bir kere daha gösterecektir.

     Peki şimdi ne yapmalıyız?

     Gökbilge Atsız’ın ışığında, onun makaleleri, görüşleri, yaşamı ve tüm eserleriyle aydınlanarak birbirimize sımsıkı kenetlenmeliyiz. Türkçülük kavgasında soysuzlara karşı saflarımızı sıklaştırmalıyız.

     Yarınki büyük geleceğe hazır olmak için biraz daha Atsız olmalıyız!
 
E-posta : iletisim@turkcudergi.com
Facebook : www.facebook.com/Turkcudergi
Twitter : twitter.com/TurkcuDergi
İletişim : Tahılpazarı Mah. İsmetpaşa Cad. 2.Kantarcılar İşhanı No:52 D.26 Muratpaşa / Antalya
Türkçü dergi e-posta ağına kayıt olun !